12 Ocak 2015 Pazartesi

Don't Forget to Play

Malum, pazartesi kendimize en çok yüklendiğimiz gün. Giyinmek ise yaş ve cinsiyet farkı olmaksızın oynayabileceğimiz / oynamaya devam edebileceğimiz oyunlardan biri. Fransız markası Jacquemus, bizi çocukluğumuzda bazen bir tatil köyünde bazen de havuz kenarında geçirdiğimiz yazlara geri götürüyordu bir süredir.. Londra Moda Haftası kapsamındaki Agi&Sam defilesinden gerçek hayatta olmasa da fikir dünyasında el üstünde tutulan "içimizdeki çocuğumuz"a hitap eden bir yeni gelişme daha: Legodan maskeler!
We are the harshest to ourselves on Mondays. On the other, dressing up is a game we can play / keep playing without age or gender discrimination. French brand Jacquemus recreates our childhood memories for a while, taking place at a holiday village or by the pool.. Latest news for our "inner child" (which is useless in real world but is the most essentail part of soul in the ideal case) came from LFW, Agi&Sam runway show: Lego masks!

Bu işin sorumlusu / Make-up artist of the show: Isamaya Ffrench (instagram / tumblr)
Başlığın ilhamı / Inspiration behind the title: Marc Johns' illustration "Don't Forget to Play".

5 Ocak 2015 Pazartesi

Silver Silvester ★

Yılbaşı gecesi (alm. Silvester) kombinim / My New Year's Eve outfit:
Primark ceket & çanta & bot / jacket & clutch & boots, Forever 21 yüzük / ring.

31 Aralık 2014 Çarşamba

A Little Wiser?

'Gölgemizle barışmanın uzun yolculuğu: Büyümek' demiş şair. Ben de bu sene düşe kalka da olsa çok yol kat ettiğime inanıyorum. Her şeyden önce kendi kendimin en iyi (yol) arkadaşı olduğumu, işler idealimizdeki plana uymasa da evrenin bizim için daha iyi planları olduğunu ve bu sürprizlerden keyif almayı, (klişe olsa da) sevginin engel tanımadığını, her yeni günün yepyeni güzellikler getirebileceğini, günün sonunda beni ben yapanın başıma gelen her şeyin bir sonucu olduğunu ve bu noktaya gelebildiğim için bile çok mutlu olduğumu öğrendim. 
2014'ü dönüm noktalarımdan biri olduğu için çok sevsem de, daha da güzel yıllara hazırım :)
One of my favourite poems includes the line 'Growing up is the long journey of making peace with our shadow.' and I made a huge progress on this journey in 2014. On the road I learned that I'm the best friend of myself, future may not bring what we actually wanted to have or live but universe is always better in making plans and sometimes all you need to do is sit back & enjoy, (although it's a huge cliché) miles can't interfere any affection, I am what I lived all these time and thankful for all. 2014 was one of my milestones and I am ready for more beautiful years :)

Ve herkese kimsenin kendini tanımayı daha fazla ertelemediği yepyeni bir yıl diliyorum!
Wish you all a new year in which you won't procrastinate getting know yourself anymore!

Koton şal / cape, Batik etek / skirt, Zara bot / boots.

27 Aralık 2014 Cumartesi

Wearing Kimono(mono)

Berlin'de bir misafirim olunca, sonunda sokakta da çekim yapma fırsatım oldu. Kombinin (bence) yıldızı olan ceket, Noel öncesi düzenlenen Voodoo Designer Market'ta tanıdığım markalardan biri olan Kimonomono'dan. Etsy üzerinden orijinal Japon kimono kumaşından yapılmış ceketlerine ve Kyoto'dan gelen vintage kimono elbiselerine ulaşabilirsiniz.
Finally made a photoshoot for blog, thanks to my guest in Berlin. Star of the outfit is this kimono jacket from Kimonomono (and matches great with Berlin's gray sky) that I met at Voodoo Designer Market before Christmas. It is a Berlin-based brand but you can buy jackets, made of original Japanese kimono cloth or vintage kimono robes from their Etsy store.

Primark kolye / necklace, H&M pantolon / trousers, Mudo clutch, Marks & Spencer bot / boots.

25 Aralık 2014 Perşembe

Revisiting Our Fetishes

Bir fetişe sahip olmak, psikanalizde doğumumuz ve çocukluğumuzla ilişkilendirilmekte; vücudumuzu saran bir kordonla dünyaya geliyor ve doğumdan sonra bu bağımızdan koparılıyoruz. Ayrılma kaygısı yaşayan bebekler, kendilerini hayat boyu onları bırakmayacak bir obje veya konsepte zincirleme eğiliminde oluyor, özellikle cinsel içgüdüler tek bir objeye yükleniyor ve bu ilişki ailenin de etkisiyle çocukluğumuz boyunca son şeklini alıyor. Fetişizm, aslında doğamıza dönme çabasından ibaret. Temel olarak hemen her şey bir fetiş objesine dönüşebilecek olsa da en çok işlenen konsept olarak sado-mazoşizm öne çıkıyor.
In psychoanalysis, having a fetish should be tracked back to birth and childhood; we are all born in bondage with a cord around our body and after the birth we lose that connection. A baby with separation anxiety tries to replace its mother something else, bonding to a material or an object that won't leave; instict and object become one. Then we shape this new connection throughout our childhood - influenced by our parents. Fetishism is attempt of hold on to life. Principally anything can become a fetish but one of the best known orientations is sado-masochism.

Bu eğilimin birer sembolü olan deri, kürk, harness ve hafifletilmiş bondage öğelerinin ardından file çoraplar da bir trende dönüşüyor. Böylece, moda sadece kendimizi ifade etme yöntemi olmakla kalmıyor; içgüdülerimizi ve dolaylı olarak ruhumuzu tatmin etmeye de hizmet ediyor. (Roland Barthes'a göre) File çorabın cazibesi ise, aslında deriyi aralıklarla sunmak - giyenin tenini düzenli olarak gizleyip göstererek erotik bir oyuna dönüştürmekte yatıyor. 
Besides leather, fur, harness and soft-core bondage items as symbols of S&M in fashion; now fishnet stockings are becoming a trend too. So, fashion isn't strictly limited with being a way of expression, it also satisfies the wearer's desires. And what's tempting about fishnet stockings, according to Roland Barthes, is "the intermittence of skin flashing between two articles of clothing.. It is this flesh itself which seduces, the staging of an appearance-as-disappearance".

Yaklaşan trendin güncel ipuçları / Most recent clues of the rising trend:

Diğer görseller / Other images: MMM Artisanal AW '13 & Interview Germany December 2014 & Zoo Magazine - Nadja Auermann & Alexander Wang & Man Ray & Vogue Russia 'Black Label'.